Bir Sıla Yolu Hikayesi…..

Sıla Yolu’na ithafen…


Benim Sıla Yolu ile tanışmam 6 haftalık iken başlamış, ve şuan yaş otuzlarda. Yıllarca hem dedemle, hem babamla, hem sonra kendi başıma arabayla gidip gelirim. Yıllardır beraberiz ve ayrılmadık hiç. Biz ayrılamayız!

O yol çağırıyor seni, o yol gel diyor, gel bekliyorum seni..bu sene unutma beni diyor…. Rüyama giriyor. Kaç kere yatarken hayal ediyorum o yolu. Çıkıyorum evden, varıyorum Kapıkuleye, bayrağımı görüp öyle uykuya dalıyorum. Mart ayından sonra tatil ayına kadar daha da yoğunlaşıyor bu duygu. Günler geçmek bilmiyor, kalbim durmak bilmiyor..hasret dinmek bilmiyor…

O yol bizden biri, o yol bizim için yapılmış. Biz gurbetçiler için yapılmış. Sanki o yol konuşuyor bizimle. Deden 7 günde giderdi diye. Bak Burası Yugoslavya..eskiden bizimdi. Aslanlı çesmeside vardı, suyu buz gibiydi. Kayıp oldu gitti. Bak bu parkta hep gurbetçiler durdu ilk kuşaktan son kuşaga kadar. Yaparlardı burda bir çorba, bulgur pilavı…yerlerdi, gülerlerdi, uyurlardı doya doya!

Bak burada Baban yardım etmişti birine, şurdada babana yardım etmişlerdi..Ben olmasaydım olurmuydu? Sorarım sana der. Her sene beni anar, beni özler, beni gözlersiniz der. Hiç terk ettim mi sizi? Der.

Bak burası Nadlac…48 saat beklettim sizi burda der..Sivrisineklerin içinde, affet beni, beklettim sizi der. Ama hep size alternatifler sundum der, ulaşmanız için memlekete. Bazen sizden çorba parası istedim, bazen sizler beni kaybettiniz yanlış yola girdiniz der. Ama en sonunda ulaştırmadım mi sizi vatana der.

Bazen beni yalnız bıraktınız, deniz yolunu seçtiniz, hava yolunu seçtiniz…ama biliyorum aklınız hep bendeydi der. Kırk yılda ben çok geliştim der. Önce sizler 7 günde giderdiniz, şimdi 24 saatte ulaştırıyorum vatana der. Bazen Azrail oldum, üzdüm sizi…Bazen periniz oldum, aşık ettim sizi…Bazen dostunuz oldum, arkadaşlıklar kurdurdum size. Ama unutmayın ben o yolum…dedenizin, babanızın ve sizin kullandığınız yolum…Ben sizleri hiç terk etmedim der! Hiç!

Bu nedenle seviyorum karayolunu

O dedelerimizi, babalarımızı ve bizi hiçbir zaman terk etmedi. Bende onu zor terk ederim. Seviyorum o yolun stresini çekmeyi, seviyorum o yolda gurbetçilerimizi görmeyi, hepimizin gayesi aynı. Sılaya ulaşmak.

Seviyorum ben Sıla Yolu’nun 2 saatlik derin uykularını, yol ekmeğini ve yemeğini, ılık suyunu, ter kokusunu ve o HEYECANI!


Yazar: Bir Sıla Yolu Aşığı…

 
SILA YOLU SEVENLER - Yalnız Değilsiniz...
Üyelere Özel grup · 32.207 üye
Gruba Katıl
SILA YOLU SEVENLER (SYS) - Sila'ya yolculuk ve gurbetcilerimize dair hersey burada sizlerin hizmetindedir. www.silayolusevenler.com
 

1 Comment

  1. Bende yurtiçinde gurbetçi sayılırım. Yerli turist gibi yerli gurbetçi yani. Memlekete giderken dağların arasından geçerken durup hıçkıra hıçkıra ağlayasım geliyor. Bilmem neden ama hep bir gariplik hep bir özlem hep bir hasretlik var içimde.. Hani bir türkü var ya ben gurbette değilim gurbet benim içimde.. Tam da beni anlatıyor.. Sanırım bu his bu duygu inşaAllah cennete girene kadar hep sürecek…

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*